Sapanla ejderha vurmak isteyenlere. Ne kadar hızlı giderse gitsin yada ne kadar yavaş olursa olsun zaman herkes için aynı akıyor. Bir ejderha ne kadar hızlı uçarsa taşa çarpma ihtimali o kadar çok artar. taş zaten istesede ona çarpamaz. Düşündüğünüzün her şeyin gerçek olma ihtimalini bir anlık düşünsenize. Zihniniz nerelere gidecek? En sonsa ne bulacaksınız mesala? Aklınıza takılan onca şeyi kurcalamadan aklınıza ilk gelen şeyin izinden gidin. Ne kadarda bir döngüyü aynı yere gelerek tamamlıyorsunuz? İlk aklınıza gelen ne kadar arkalara gidebildi? Eninde sonunda o kendini yiyip bitirdiğin düşüncelerin, o kafana takılan devlet politikaları yada sosyal ortam kuklalarının dışında kaldığın bir andan daha çok masumane bir düşünce gibi kalıyor vicdan azabı. ilk yüzleşilecek yer. aklına ne geliyorsa gelsin yada ne kadar, bir kukla gibi, bir sandalyede oturup, kendinden uzaklara gitmek için çevrendeki diğer oyuncakları kullanırsa kullansın insanoğlu. kaçamazsın. Oraya ne sokacağınıza dikk...
Benim böyle uzun bir zaman kalemime küsmek gibi denyoluklarım vardır. nedenini sebebini sorgulamadığım aptalca zamanlar içerisinde bir girdapın içerisinde gibi yaşadığım ve saman tadı aldığım dönemler olur genelde bu zamanlar. E saman tadı nasıl anlatılsın ki? kendinden olanı anlatabilen içinden geldiği gibi yaşamaya çalışan bir insan tanesi olmak bu dönemde çok zor. bu istisnasız herkesin ortak problemi sanırım. nereden mi biliyorum. Saman tadında yaşanılan zamanlarda yapılan en güzel şeylerden birisi gözlem yapıp koku almak. çevrede yaşayan insanların hepsinin bir sirkin içerisinde esir olmuş canlılar gibi yaşaması, cabası. derdim ne ki amq bişeyler sürekli beni buraya itiyor inanın bilmiyorum. deli saçmalaması yada sözlü kelimeler ile insanlara anlatılamayan şeylerin litrelerce alkol içtikten sonra kusulması gibi bir şeymi inanın onuda kestiremiyorum. yaşanmışlıklara çok yakın hikayeler anlatmışlıklarımda vardır. ahmeti orhan yapar bir hikaye uydururum ve bişeyler yazmanın apt...
Önce iştah kapanıyo. Öyle insanın yiyecek ne hali ne mecali kalıyor. Sanki savaşta, her yerinden yara almış bir asker gibi sürünüyor insan. Kolay yolla iyileşmek istiyorsun ama oda olmuyor artık. Allah'ın hakkı 3 olabilir ama birisini üç kere öldüremezsiniz. Kedi değiliz sonuçta. Bitmesi gereken bir şey bitmeli diyebilirsiniz ama bitirme konusuna geldiğinizde eliniz titriyor yüreğiniz sızlıyorsa yaşanması gereken bir şey vardır demekki. Katili olamazsınız yaşanılacakların. Yarını bilemediğimiz bir evrende en komik şey bugünden yarının planını yapmak. Günlerin ve duyguların planı yapılamaz bence. Yaşanılması gerekenler yaşanıyor sadece. Ayrıca nasıl mutlu olacağına inanıyor ve nasıl mutlu oluyorsa öyle yaşamalı insan. Bugüne düne yarına bakarak değil. Hatalara veya pişmalıklara bakarak değil. Yüreğinin sesini dinleyerek hareket etmek bir duruş olmalı. Çünkü ben sevgiden daha güçlü bir şey tanımadım. Bazı filmlerin sonu mutlu bitmez. Ama en azından biter. Artık bu filmde bitsin. Bits...
Yorumlar