Kayıtlar

Temmuz, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Puzzle

Resim
Yapmaya çalıştınız mı hiç? Denediyseniz ve kültürüne sahip iseniz son parçasını birisine verme ritüeli vardır. Uzaklara giden birisinde hala gittiği yerden bir parça taşıdığını, onsuz bir kişi eksik olduğunuzu yada var olan bir resmin bir parçası olduğunu hatırlatmak içindir bu. Bir hayat kurarsınız. Bir düzen oluşturmaya çalışırsınız. Hiç beklemediğiniz anda filmin en önemli sahnesi ile birlikte gider birisi hayatınızdan. Ona verebilecek bir puzzle parçası bulamazsınız bile. Gitmek her zaman en erdemli davranış ama kalmakta bir o kadar ağır. Bir tiyatro işçisi olarak kollektif yapılabilen işlerin arasında yaşamanında olduğunu anlatmak için çaba sarf etmekteyim. Küçük oluşumlar bir gün gelir belki başka bir küçük oluşumların oluşmasında bir prototip olur. Hayatı o kadar da büyük düşünmeye gerek yok. Dünya küçük. İhtiyacımız olan şey biraz oksijen, biraz su, biraz toprak birazda sevgi. Lakin biz insanlık olarak neye olduğunu veya kime olduğunu bilmiyorum ama bunlardan birisini vermişi…

> Sarhoş bir adamın not defterinden...

''Benim için büyük ama senin için küçücük sözlerin hayal kırıklığı içerisindeyim.'' Yıllardır onun ile birlikte eğitim aldığımız hocanın şizofreni olduğunu söyledikten sonra bana dediği ilk cümle buydu. Merhaba, ben uzun zamandır amatör olarak tiyatro yapmaya çalışan Selim. Kimsenin inanmamasına ragmen şimdi bugünkü durumumda olmamın sebebi kesinlikle bu sözünü ettiğim hocadır. Karşılıklı tartışmalarımızın hepsinde o sert çıkışı ile bendeki ceviz kabuğunu çatlattı. Sonrasında içeriye giren ışığa inanıp izin vermem bugünkü oyunculuk kariyerimin başlamasına vesi oldu. O hoş dönemler içirisinde aslına bakarsanız beni orada tutan yegane sebep hiç kimsenin bilmediği ve tiyatronun yasakları arasında yer alan ekip arkadaşın ile aşk. İlk baharın sonları... Sanki insana hayatının son baharına geçişinin bir uyarısı gibi. Her ne kadar arada yaz olsada. Yaz bitmek üzere. Hayatımın son baharına, 70 yaşıma gelmeme tam 9 sene var. Kış zaten hep kısa geçmiştir bizim iklimde. Bu mevzu …

Çıplak İnsan Bandrolleri

Üstünün giyinikliği kadar düşünceleri çıplak bir adamın hikayesi bu. Yazmadan önce bu kadar çabuk analiz edilebilen birisini kaleme almak ne denli adil olabilir düşüncesi ile savaştım. Ona yapılan en hafif şey bu olabilir. Çok basit gibi görünen bu kişi aslında basit değil, sadece çıplak. Anlattığı her şey, söylediği her cümle sadece ve sadece karşısındakilerce yargılanması sonucu bir anlam kargaşasına sebep oluyor. Hikâyenin içerisinde kendisini bulanlar, kendilerinin sıfatlandırılmamasından şikayetçi. Şikayetçi olanlarda kendileri, yargılayanlarda. Adamın olayları anlatırken dikkat ettiği tek unsur karşısındakinin boşluğunu dolduracak şekilde geniş ve betimleyici anlatması. Bunda olayları büyüttüğünü söyleyenler. Çok kabasınız. İsim olarak bu adamın adını size söylememe gerek yok hepiniz tanıyorsunuz bu kişiyi.                 Her şeyi zamana bırakıp sadece biraz karşınızdakini anlamaya ve onu dinlemeye niyetlense insan, dünya daha yaşanılabilir bir yer olabilir belk…