Kayıtlar

samimiyet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Anıt Mezar

Usulca tuttuğunda onun ellerini, duyduğu güveni ve dünya'nın geri kalanını, artık önemsemiyor olduğu hissini özlüyor insan; "senin için inşaa ettiğim bu çemberin dışında kalan hiçbir şeyi umursamıyorum" diyebilmeyi, ve bunu söylerken ki aptalca tutkuyu ve kararlılığı özlüyor. En çok da samimiyeti... Bir anlık gafletle bile dökülüyor olsa dudaklardan, yine de en saf duygularla bir şeyler yapmak istemiş olmanın samimiyetini arıyor hep. Belki aynı yolları, farklı insanlarla, bir hayat boyunca defalarca yürüdüğümüzden, artık biraz da ezbere yaşamaya alışıyor ve ayrıntıları farkedemez oluyoruz herhalde. Hepsi bir öncekinin aynısına dönüşüyor, ve insan hissizleşiyor. Birer anıta dönüşmemiz; incinmemek için kalplerimizi kimselere açamayan insanlar olmamızla başladı. Çünkü bir kere bile içten davranır ve yardım istersen, tüm hayatını bu yarayla yaşamak zorunda kalırsın. Ya da ruhunun dehlizlerinde çekip cezanı; 10 yıl, 20 yıl, elbet bir gün çıkarsın. Hatta şans bu ya, bel...