Akıllı ilişkiler

uzun zaman önce okuduğum bi makalede zeki iki insanın uzun soluklu bir ilişki yaşayamayacağı gibi bir şey yazıyordu. ben bununla ilgili kendimden çok yakın bir süreçte pay çıkardım. parantez içinde kişisel hatalar dışında en etkin ikinci husus bu. sanırım tabi öyle  net konuşmak da istemem. neyse iki aptal insan çok mutlu olabilir. gerçekten mutluluğun yolu aptallıktan geçer yada mutlu olmak için aptal olmak gerekir diye bir deyim bile var. ben söylemedim bunu kim bilir hangi tarihte kim söyledi. Onayladığım bişiymi? aslında değil. yaşanılmışlık var işin ucunda. gözle görünen değil, içeride hissedilen bir şey var. e ama tabi bu konumuz dışında. bir akıllı bir aptal ilişkisinde ise kurallar hüküm sürer. Şekillendirilmeye çalışılan karakterlerin anlamsız savaşı. birisi akılını diğeri aptallığını kullanarak yapsada aslına bakarsanız ikiside ful depo aptallıkla savaşır. ya bide amk bu blog iyice benim kendi dertlerimi anlattığım bi yer haline geldi. eskisi gibi psike-analiz bi yazı yazim dedim kendi iç dünyamdan fırlayan iz, el elden üstündür der gibi üste çıktı. sanki iki kişi aynı bedeni kullanıyor gibiyiz. neyse. sevgili günlük. sanırım senin adın bundan sonra güzin yada daha iyi bi isim bulursam o olur. ben sanırım bi süre burada yazmayacağım. ayrıca şu lanet olası 2017 planları gibi görünen ama onunla alakası olmayan bir plan takvimim var. Her ne kadar yarın belli olmasada geleceği şekillendirmek için önce plan yapmak gerekir. Ki bende çok tatlı ve beni gerçekten tatmin edecek planlar yaptım.  dün gece çok sevdiğim bi abim inanmadığın bir kitabı bitiremezsin dedi. benimde sanırım şimdiye kadar başladığım ama fiili olarak yazmaya başladığım 4 kitaptan hepsi bu yüzden yarım. kitaba deil sanırım bitişine inanmadığım için ama kendimide kandırmayayım şimdi. birazda hikayelerine inanmadığım için olabilir. bak hala olabilir diyoum :) insan kendi içinde olan bir şeyde kusur bulamıyo. ilişkilerdede böyleydi sanırım. ruhunuzu hapsettiği kalbinden çıkarınca sizi  karşınızdaki... neyse. bu sefer bitirmeyede hikayesinede inandığım bir kitap var. sanırım vaktimin bir çoğunu o alacak. ayıca uzun zamanda buraya bu tek kafalı ikili delilik ile yazmasam iyi olur. planlardan sana bahsetmicem sevgili güzin ama güzin olmasın adın senin. bulcam bulcam. içimde bir yerde gerçekten hak ettiğin bir isim var. yine neyse. ama beş yıllık kocaman bir plan yaptım. yoksa buz dağının içine hapsettiğim o ateş çıkış yolunu baya açtı. okyanusumda yetiştirdiğim balıkları ve adalarımdaki bataklıklarımı kurutuğum papatyaları kendi ateşimle yakamam. ne zorluklarla kapatıldığını şu anda kalmamış gök yüzündeki bulutlar bilir. Neyse konu derinlere ve açılmaması gereken silinen geçmişe gitmeden bende burdan gideyim. bide bu arada ikibinonyedi umarım rasgele yaşadığımız şu lanet olası zamanların bitişi ile gelmiştir. ülke olarak artık biraz yüzümüz gülsün.
sağlıcakla kalın, akıllı olun :) (ulan utanmasam bide şuraya şasjfhasdfhdf efekti yazıcam. Bu yazım dili çok bozdu kendini.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Akıl Hastanesinin Not Defterinden...

Doğum Günü Tebriği

Vadi Yolculuğu