BÜROKRASİ
Tozlu bir masa üzerinde evraklar vardı Genç adam, makine başında, elindeki belgeyi çoğaltmaya çalışmaktaydı. Elimdeki dilekçemi verdim. İlgilenirmiş gibi yaptı. Mümkün olduğu kadar ağır hareketlerle okudu Ve yine mümkün olduğu kadar ağır hareketlerle dosyaya yerleştirdi. Dosya içinde dilekçe imzaya gidecekti.. Dosya içindeki dilekçenin imza vakti gelmemişti. Kapının önünde bekledim. Acelem vardı ama dilekçemi beklemeliydim. Adam oldukça ağır hareketlerle bana on beş gün mühlet verdi. On beş gün kapı önünde bekleyemezdim ki… İğrensem de, yollarını aradım işimi hızlandırmanın. Adam ona muhtaç olmamım acısını çıkarıyordu ezilmişliğinde. Bense daha ezik, bağırmak istiyordum adamın yüzüne. Bir müddet masanın üstündekilerle uğraştı. Ne kadar yoğun ve çalışkan olduğunu ispatlamaya çalışmaktaydı. Adamın elinde belge bir indi bir kalktı. Adam, kafası karışmış memuru oynamaktaydı. Kapı önünde bekledim. Bir müddet adamı, sonra odanın duvarlarını inceledim. İçi dosya dolu o...